Doğal Kozmetik & Aromaterapi
%100 Güvenli Alışveriş
₺ 2500 ve üzeri kargo ücretsiz
Yeni Üyelere Özel %10 İndirim | "Hoşgeldin"
Sezona Özel İndirim Fırsatları
Doğal Kozmetik & Aromaterapi
%100 Güvenli Alışveriş
₺ 2500 ve üzeri kargo ücretsiz
Yeni Üyelere Özel %10 İndirim | "Hoşgeldin"
Sezona Özel İndirim Fırsatları
Doğal Kozmetik & Aromaterapi
%100 Güvenli Alışveriş
Doğal Kozmetik & Aromaterapi
%100 Güvenli Alışveriş
₺ 2500 ve üzeri kargo ücretsiz
Yeni Üyelere Özel %10 İndirim | "Hoşgeldin"
Sezona Özel İndirim Fırsatları
Doğal Kozmetik & Aromaterapi
%100 Güvenli Alışveriş
₺ 2500 ve üzeri kargo ücretsiz
Yeni Üyelere Özel %10 İndirim | "Hoşgeldin"
Sezona Özel İndirim Fırsatları
Doğal Kozmetik & Aromaterapi
%100 Güvenli Alışveriş

Stres Altındaki Sağlık Çalışanları İçin Aromaterapi: Bilim Ne Diyor?

Stres Altındaki Sağlık Çalışanları İçin Aromaterapi: Bilim Ne Diyor?
Bir nöbet daha bitiyor. Üniforma çıkarılıyor, hastane kapısından çıkılıyor ama zihin hâlâ içeride kalıyor. Gün boyunca verilen kararlar, ertelenen duygular, bastırılan yorgunluk… Sağlık çalışanları için stres çoğu zaman geçici bir durum değil, gündelik hayatın bir parçası.
Acil servislerde, yoğun bakımlarda, ameliyathanelerde çalışmak; yalnızca fiziksel dayanıklılık değil, aynı zamanda güçlü bir zihinsel ve duygusal denge gerektiriyor. Sürekli tetikte olma hali, yüksek sorumluluk ve zaman baskısı, zamanla anksiyete ve tükenmişlik duygularını beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle son yıllarda sağlık profesyonellerinin ruhsal iyi oluşu, yalnızca bireysel bir mesele olmaktan çıkıp hasta bakım kalitesini de etkileyen önemli bir konu haline geldi.
Peki bu yoğun yükü hafifletmek için her zaman büyük müdahaleler mi gerekir?
Yoksa gün içinde birkaç dakikalık, basit ve erişilebilir destekler gerçekten fark yaratabilir mi?
Aromaterapi tam da bu noktada gündeme geliyor. Uzun yıllardır tamamlayıcı bir yaklaşım olarak kullanılan uçucu yağlar, son dönemde sağlık çalışanları üzerinde yapılan bilimsel çalışmalarla da daha yakından incelenmeye başlandı. Bu yazıda, stres altındaki sağlık çalışanlarında aromaterapinin etkilerini araştıran bir çalışmaya yakından bakacak ve bilimin bu konuda ne söylediğini ele alacağız.

Aromaterapinin İyi Oluş ve Stres Üzerindeki Etkinliği

Bu yazıya konu olan araştırma, stres altındaki sağlık çalışanlarında aromaterapinin etkisini inceleyen, metodolojik açıdan güçlü bir randomize kontrollü klinik çalışma (Randomized Controlled Trial – RCT) niteliğinde. Üstelik çalışma çok yeni: 2026 yılının Ocak ayında yayımlandı. Yani aromaterapinin sağlık çalışanları üzerindeki etkilerine dair en güncel bilimsel verilerden birini sunuyor.
Araştırma, Nursing in Critical Care dergisinde (2026; Cilt 31, Sayı 1) yayımlandı ve acil servis, yoğun bakım, anestezi ve ameliyathane gibi yüksek stresli birimlerde çalışan sağlık profesyonelleri üzerinde yürütüldü. Çalışma protokolünün ClinicalTrials.gov’a kayıtlı olması (NCT05373849) ise araştırmanın şeffaf, izlenebilir ve bilimsel standartlara uygun şekilde planlandığını gösteriyor.
Bu yönüyle çalışma, aromaterapiyi yalnızca “iyi hissettiren” bir tamamlayıcı yöntem olarak değil; ölçülebilir sonuçları olan, güncel bilimsel verilerle desteklenen bir yaklaşım olarak ele alıyor.

Ne Uygulandı?
Araştırma tek merkezli, açık etiketli ve çapraz geçişli bir tasarıma sahipti. Toplam 51 sağlık çalışanı çalışmaya dahil edildi ve 49 katılımcının verileri analiz edildi.

Katılımcılar iki gruba ayrıldı:
Bir grup aromaterapiyi ilk 2 ay boyunca kullandı, ardından 2 ay uçucu yağsız bir dönem geçirdi.
Diğer grup ise önce 2 ay boyunca hiçbir uygulama almadan kontrol döneminde kaldı, ardından 2 ay aromaterapi kullandı.
Hangi grubun aromaterapiye ne zaman başlayacağı randomizasyon ile belirlendi.

Kullanılan Uçucu Yağ Karışımı
Aromaterapi uygulaması, inhalasyon çubuğu (stick) formunda hazırlandı ve aşağıdaki uçucu yağlardan oluşan bir karışım kullanıldı:
Tatlı portakal (Citrus sinensis) – rahatlatıcı, pozitif duygu durumunu destekleyici
Lavanta (Lavandula angustifolia) – sakinleştirici, anksiyete azaltıcı
Mercanköşk (Origanum majorana) – yatıştırıcı, sinir sistemi destekleyici
Ylang ylang (Cananga odorata) – duygusal dengeleyici
Katılımcılar bu karışımı 2 ay boyunca, gün içinde ihtiyaç duyduklarında koklayarak kullandı. Uygulamanın özellikle dikkat çekici yönü; ucuz, kolay uygulanabilir ve yoğun iş temposunu bölmeyen bir yöntem olmasıydı.

Ne Ölçüldü, Ne Bulundu?
Araştırmanın birincil sonuç ölçütü, Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen WHO-5 İyi Oluş İndeksi idi. Bu ölçek 0 ile 100 arasında puanlanır ve kişinin genel ruhsal iyi oluşunu değerlendirmede yaygın olarak kullanılır.
Elde edilen sonuçlar dikkat çekiciydi:
Aromaterapi döneminden sonra iyi oluş puanı anlamlı şekilde arttı:
65,9 ± 1,8 (aromaterapi dönemi)
60,4 ± 1,8 (kontrol dönemi)
p = 0,0142
Ayrıca aromaterapi kullanımının ardından:
Genel anksiyete düzeylerinde
Algılanan stres skorlarında
anlamlı bir azalma gözlendi.
Bu bulgular, aromaterapinin yalnızca subjektif bir “iyi hissetme” hali yaratmadığını; sağlık çalışanlarının iyi oluşunu, anksiyete ve stres düzeylerini ölçülebilir biçimde destekleyebildiğini ortaya koyuyor.

Bu Sonuçlar Klinik Olarak Ne Anlama Geliyor?

Bu çalışmanın en önemli katkısı, aromaterapiyi “iyi hissettiren bir deneyim” olmaktan çıkarıp klinik olarak anlamlı sonuçları olan tamamlayıcı bir destek olarak değerlendirmesi. Elde edilen bulgular, aromaterapinin sağlık çalışanlarının ruhsal iyi oluşunu ölçülebilir biçimde artırabildiğini ve stres ile anksiyete düzeylerini azaltabildiğini gösteriyor.
Klinik açıdan bakıldığında, WHO-5 iyi oluş skorundaki anlamlı artış önemli bir bulgu. Bu ölçek yalnızca kişinin kendini nasıl hissettiğini değil; aynı zamanda depresif belirtiler, enerji düzeyi ve genel psikolojik dayanıklılıkla da yakından ilişkili. Yani aromaterapi sonrası gözlenen puan artışı, sağlık çalışanlarının yalnızca “biraz daha iyi hissetmesi” değil, ruhsal dayanıklılıklarının desteklenmesi anlamına geliyor.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise anksiyete ve algılanan stres skorlarındaki düşüş. Yoğun bakım, acil servis ve ameliyathane gibi yüksek riskli birimlerde çalışan profesyoneller için bu durum, karar verme süreçlerinin daha sağlıklı işlemesi, zihinsel yorgunluğun azalması ve uzun vadede tükenmişlik riskinin düşmesi açısından klinik olarak anlamlı kabul edilebilir.

Bu sonuçlar, aromaterapinin:
Farmakolojik bir tedavinin yerine geçmediğini,
Ancak günlük klinik rutine kolayca entegre edilebilecek,
Düşük maliyetli ve yan etki riski minimal bir destekleyici yaklaşım olabileceğini düşündürüyor.
Özellikle bu çalışmanın 2026 yılında yayımlanmış güncel bir randomize kontrollü çalışma olması, aromaterapinin sağlık çalışanlarının iyi oluşu konusundaki yerinin yeniden ve daha ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Elbette tek bir çalışmanın tüm soruları yanıtlaması mümkün değil. Ancak bu veriler, aromaterapinin klinik pratikte “görmezden gelinemeyecek” bir tamamlayıcı destek olarak ele alınması için güçlü bir zemin sunuyor.

Sonuç: Küçük Destekler, Gerçek Etkiler

Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı stres, yalnızca bireysel bir yük değil; hasta bakımının kalitesini, ekip içi iletişimi ve uzun vadede sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini de etkileyen çok katmanlı bir sorun. Bu nedenle, ruhsal iyi oluşu destekleyen her yaklaşımın dikkatle değerlendirilmesi klinik açıdan büyük önem taşıyor.
Bu yazıda ele alınan ve 2026 yılında yayımlanmış güncel bir randomize kontrollü çalışma, aromaterapinin sağlık çalışanları için yalnızca geleneksel ya da deneyimsel bir uygulama olmadığını; ölçülebilir, klinik olarak anlamlı etkiler ortaya koyabildiğini gösteriyor. WHO-5 iyi oluş skorundaki anlamlı artış ve anksiyete ile algılanan stres düzeylerindeki düşüş, aromaterapinin zihinsel yükü hafifletmede destekleyici bir rol üstlenebileceğine işaret ediyor.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta, aromaterapinin bir “tedavi” değil; tamamlayıcı bir destek olduğudur. Farmakolojik yaklaşımların ya da kurumsal psikososyal desteklerin yerini alması beklenemez. Ancak yoğun iş temposu içinde, uygulanması kolay, düşük maliyetli ve yan etki riski minimal bir yöntem olarak, günlük rutine entegre edilebilecek küçük bir nefes alanı sunabilir.
Çalışmada kullanılan inhalasyon çubuğu yöntemi, klinik ortamın gerçeklerine uygunluğu açısından da dikkat çekicidir. Uygulamanın kısa sürmesi, kişisel kontrol hissi sağlaması ve iş akışını bölmemesi, sağlık çalışanlarının bu tür destekleri benimsemesini kolaylaştırabilir. Bu da aromaterapinin, doğru bilgilendirme ve güvenli kullanım çerçevesinde, kurum bazlı destek programlarına entegre edilebilecek bir seçenek olabileceğini düşündürmektedir.
Elbette bu alanda daha geniş örneklemli, çok merkezli ve uzun dönemli çalışmalara ihtiyaç vardır. Ancak mevcut bulgular, aromaterapinin sağlık çalışanlarının iyi oluşunu destekleme potansiyelinin bilimsel olarak göz ardı edilemeyecek bir noktaya geldiğini göstermektedir.
Belki de burada en önemli mesaj şudur:
Her zaman büyük çözümler, köklü değişimler mümkün olmayabilir. Ancak doğru zamanda, doğru şekilde sunulan küçük destekler, yoğun stres altında çalışan bireyler için anlamlı bir fark yaratabilir. Aromaterapi de bu desteklerden biri olabilir — ne daha fazlası, ne daha azı.

İlgili Bilimsel Makale: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41330862/
Hangi Ürünü Aramıştınız?
Aradığınız ürün adını veya stok kodunu yazarak ürün araması yapabilirsiniz.
Hoş Geldiniz
Hızlı ve güvenli alışverişe giriş yapın!
Henüz Üye Değil Misiniz?
Kolayca üye olabilirsiniz!
ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.